Kurucu

Tüm Yaşamını Bilime, Milletine ve İnsanlığa Adamış Bir Reformcu:

İhsan Doğramacı

İhsan Doğramacı yaklaşık yüzyıllık yaşamını çocuklara, gençlere ve tüm insanlığa adamıştır. Hizmet aşkıyla önüne çıkan engellere karşı büyük mücadeleler veren İhsan Doğramacı, sadece Türkiye'de değil dünyanın pek çok ülkesindeki hizmetleri ve katkılarıyla; yarattığı sağlık, eğitim ve bilim kurumlarıyla daima hatırlanacaktır.

Hayatı

İhsan Doğramacı, 1915 yılında, o zamanlar Osmanlı İmparatorluğu'nun parçası olan Kuzey Irak'ta, Erbil'de doğdu. Nüfuzlu bir Türkmen ailesinin oğlu olan İhsan'ın babası Doğramacızade Ali Paşa, Erbil Belediye Başkanı idi. Annesi İsmet Hanım, uzun yıllar Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nda Kerkük mebusu olarak görev yapmış Kırdarzade Mehmet Ali Bey'in kızıydı.

İhsan Doğramacı, Erbil'deki Türkçe ilköğreniminin ardından Beyrut Amerikan Kolejini ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. Ankara'da, Profesör Albert Eckstein'ın yanında pediatri uzmanı olduktan sonra, Amerika Birleşik Devletleri'nde Harvard Üniversitesinde ve St. Louis'teki Washington Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalıştı.

Bilkent Üniversitesi'nin düşünsel temelleri

İhsan Doğramacı,1947 yılında ailesiyle birlikte Ankara'ya yerleşti. Amerika'da incelediği kâr amacı gütmeyen özel yükseköğretim kurumlarına benzer yapıdaki üniversitelerin Türkiye'de oluşturulmasını daha o yıllarda planlamaya başladı.

Genç çocuk hekimi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde hızlı bir mesleki ve akademik gelişme göstererek 1955 yılında pediatri profesörü unvanını aldı. Aynı yıl, Ankara'nın yoksul bir semtinde Ankara Üniversitesi'ne bağlı Çocuk Sağlığı Enstitüsü'nü kurdu. 1961 yılına kadar bu enstitüye Türkiye'nin ilk Hemşirelik, Beslenme ve Diyetetik, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ve Tıbbi Teknoloji Yüksekokulları'nı ekledi. Ardından, aynı üniversitede ikinci bir tıp fakültesi olarak Hacettepe Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi'ni ve Diş Hekimliği Yüksekokulu'nu kurma çalışmalarına başladı.

Doğramacı, 1963-1967 yılları arasında önce Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanlığı görevlerinde bulundu.

Yeni bir üniversite: Hacettepe

1967 yılında Hacettepe Tıp Fakültesi ile Çocuk Sağlığı Enstitüsüne bağlı yüksekokulları birleştirerek yeni bir üniversite oluşturdu: Hacettepe Üniversitesi. 1975 yılına dek, bugün Türk yükseköğretiminde çok önemli bir yere sahip olan bu üniversitenin rektörlüğünü yürüttü. Rektörlük süresi bittiğinde, Paris Descartes Üniversitesi'ne pediatri profesörü olarak atanma teklifini kabul etti.

1980 yılında, Türkiye'deki yükseköğretim sistemini düzenleyecek yeni bir yasanın hazırlıklarına danışmanlık yapmak üzere Türkiye'den davet aldı. Onun yükseköğretim reformu önerileri arasında, doğrudan Cumhurbaşkanlığı'na bağlı bir Yükseköğretim Kurulu'nun oluşturulması da bulunuyordu. İhsan Doğramacı, 1981 yılı sonunda bu kurulun ilk başkanı olarak atandı ve 1992'ye dek bu görevi sürdürdü.

Reformun ardından, Türkiye'nin yükseköğretiminde önemli ilerlemeler kaydedildi. 1980 yılında yükseköğrenim çağındaki nüfusun yalnızca yüzde 6,3'ü yükseköğretim kurumlarına devam etmekteydi. Bu dönemde, Batı Avrupa'daki oran yüzde 32, komşu ülkelerden Suriye'de yüzde 14, Yunanistan ve Bulgaristan'da yüzde 22'ydi. Son 25 yılda Türkiye'de bu oran yüzde 38,2'ye yükselmiştir. Bilimsel dergilerde yayımlanmış makalelerin sayısına göre uluslararası araştırma sıralamasında ise Türkiye, aynı yıllar içinde 45. sıradan 18. sıraya yükselmiştir.

Doğramacı, Türkiye'de yükseköğretimin gelişmesine öncülük ederken uluslararası bir dil olan müziğin ve sanatın eğitimine de büyük önem verdi.

Bilkent Üniversitesi

Vakıflar tarafından kâr amacı gütmeyen yükseköğretim kurumlarının açılabilmesi, 1982 Anayasası'yla hükme bağlandı. Doğramacı, 1984'te, ülkedeki vakıf üniversitelerinin ilki olan Bilkent Üniversitesi'ni kurdu ve üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanı oldu.

Doğramacı, Türkiye'de, aralarında Bilkent'in de bulunduğu birçok eğitim kurumu ve hastaneler açmış olan beş vakfın kurucusudur. Bunların dışında, Dünya Sağlık Örgütü'ne armağan edilmiş bir vakıf olan İhsan Doğramacı Aile Sağlığı Vakfı, 1983'ten bu yana aile sağlığı alanında çalışan başarılı isimlere ödüller vermektedir.

Gerçek bir dünya vatandaşı olan Doğramacı'nın bildiği yabancı diller arasında Almanca, Arapça, Farsça, Fransızca ve İngilizce bulunmaktadır.

İhsan Doğramacı, 1946'da henüz 31 yaşındayken Dünya Sağlık Örgütü'nün kuruluşunda görev alma ve örgütün Anayasası'nı imzalama şansına sahip olmuştur. Türkiye'ye dönüşünün ardından, Dünya Sağlık Örgütü kendisinden dünyanın çeşitli bölgelerinde yeni tıp ve sağlık bilimleri okullarının kuruluşu ile ilgili danışmanlık yapmasını istemiştir. Doğramacı, Kanada Quebec'te Sherbrooke Üniversitesine, Güney Amerika Brezilya'da Brasilia Üniversitesine, Afrika Nijerya'da Ife'ye ve Kamerun'da Yaunde'ye bizzat giderek buralarda tıp merkezlerinin ve okullarının kurulmasına öncülük etmiştir.

Leon Bernard Ödülü ve "Herkes için Sağlık" Madalyası

İhsan Doğramacı, Dünya Sağlık Asamblesi'nde altı yıl boyunca Türk Delegasyonu'nun başkanlığını yapmış, 1976'da Avrupa Bölgesi Ülkeleri Başkanı ve Asamblenin İkinci Başkanı olarak görev almıştır. Sonraki yıllarda, Dünya Sağlık Örgütü Yönetim Kurulu Üyeliği'nin yanı sıra örgütün birçok danışma komitesinin üyeliklerinde bulunmuştur. Dünya Sağlık Örgütü, Doğramacı'nın hizmetlerinin takdiri olarak kendisini 1981'de Léon Bernard Vakfı Ödülü'yle ve 1997'de "Herkes için Sağlık" Altın Madalyası'yla taltif etmiştir.

Doğramacı'nın aktif olarak katkıda bulunduğu kurumlardan biri de uzun yıllar Yönetim Kurulunda görev yaptığı UNICEF'tir. Kurumun Program Komitesi'ne üç dönem, Yönetim Kurulu'na iki dönem başkan seçilmiştir. 1995 yılında UNICEF tarafından Maurice Pate Ödülü ile onurlandırılmıştır. Türkiye'de 1958-2003 yılları arasında UNICEF Millî Komitesi Başkanlığı'nı yürüten Doğramacı, 2003'ten sonra komitenin onursal başkanlığı görevine getirilmiştir.

İhsan Doğramacı, 1968 yılında, çocuk sağlığı alanında hizmet veren önemli bir kuruluş olan Uluslararası Pediatri Kurumu Başkanlığı'na seçilmiş, bu kurumda çeyrek yüzyıl boyunca başkan ve genel direktör olarak görev almış, 1992 yılında da kurumun yaşam boyu onursal başkanı olmuştur.

Doğramacı, UNICEF Yönetim Kurulu Başkanlığı sırasında Paris'teki Uluslararası Çocuk Merkezi'nin Danışma Kurulu Üyesi olmuş, 1970'ten 1984'e dek bu görevini sürdürmüştür. 50 yıllık varlığının ardından 1999'da feshedilen merkezi Ankara'ya taşıyarak 2006 yılına dek başkanlığını bizzat yürütmüş, daha sonra da onursal başkanı olmuştur.

Doğramacı'nın tıp ve sağlık bilimleri alanında yazılmış çok sayıda bilimsel makalesi, kitap bölümü ve kitabı bulunmaktadır. İhsan Doğramacı'nın yaşamı ve gerçekleştirdikleri hakkında yazılmış kitaplar çeşitli ülkelerde değişik dillerde yayımlanmıştır. Başta Adnan Saygun olmak üzere, değerli besteciler, kendisine sonatlar, senfonik eserler ve senfoniler ithaf etmiştir. İhsan Doğramacı, çok sayıda ödül, madalya ve nişanın sahibi olmuştur. Aralarında Amerika Birleşik Devletleri, Finlandiya, Fransa, İngiltere, İtalya, Japonya ve Mısır'ın bulunduğu 14 ülkedeki 26 üniversiteden fahri doktor unvanı almıştır. Pek çok ülkenin ulusal akademilerine üye olan Doğramacı, dünya çapında 23 ulusal pediatri derneğinin de onursal üyesi olmuştur. Avrupa Konseyi, 1998 yılında Viyana'da yapılan bir törenle kendisine Barış, Adalet ve Hoşgörü Ödülü'nü vermiştir.

Azerbaycan, Dominik Cumhuriyeti, Estonya, Finlandiya, Fransa, İran ve Polonya gibi birçok devletin başkanı Doğramacı'yı ülkelerinin en yüksek nişanlarıyla taltif etmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Mısır Parlamentosu ve başka pek çok ulusal kurum, Doğramacı'ya en değerli ödüllerini ve madalyalarını tevcih etmiştir.

Hocabey'in yaklaşık yüzyıllık hayatı, çocuklara, gençlere ve tüm insanlığa hizmet aşkıyla geçmiştir. İdeallerine erişmek yolunda önüne çıkan engellere karşı büyük mücadeleler vermiştir. İhsan Doğramacı, sadece Türkiye'ye değil dünyanın pek çok ülkesine verdiği hizmet ve sunduğu katkılarla, sağlık, eğitim ve bilim için yarattığı kurumlarla daima hatırlanacaktır.

Mesleki Geçmişi

1955 - 1981 Başkan Hacettepe Çocuk Sağlığı Enstitüsü, Ankara

1963 - Dekan Hacettepe Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi, Ankara Üniversitesi, Ankara

1963 - 1965 Rektör Ankara Üniversitesi, Ankara

1965 - 1967 Mütevelli Heyeti Başkanı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara

1967 - 1975 Rektör Hacettepe Üniversitesi, Ankara

1981 - 1992 Başkan Yükseköğretim Kurulu (YÖK)

Onursal Doktoraları

Glasgow Üniversitesi (İskoçya)

Nice Üniversitesi (Fransa)

Nebraska Üniversitesi (ABD)

Bağdat Üniversitesi (Irak)

Guayaquil Üniversitesi (Ekvador)

Santo Domingo Özerk Üniversitesi (Dominik Cumhuriyeti)

Ayn-Şems Üniversitesi (Mısır)

Helsinki Üniversitesi (Finlandiya)

Soka Üniversitesi (Japonya)

Bakü Devlet Üniversitesi (Azerbaycan)

Azerbaycan Tıp Üniversitesi (Azerbaycan)

De Montfort Üniversitesi (İngiltere)

Doğu Akdeniz Üniversitesi (KKTC)

Ulusal İslam Üniversitesi (Hindistan)

Roma-La Sapienza Üniversitesi (İtalya)

Case Western Reserve Üniversitesi (ABD)

Anadolu, Boğaziçi, İstanbul, Marmara Üniversiteleri de dâhil olmak üzere Türkiye'den on bir üniversite

Ödülleri

1978 TÜBİTAK Hizmet Ödülü

1981 Léon Bernard Vakfı Ödülü, WHO

1986 Christopherson Ödülü, Amerikan Pediatri Akademisi

1995 Maurice Pate Ödülü, UNICEF

1995 Soranos Bilim ve Dostluk Ödülü (Yunanistan)

1998 Avrupa Konseyi "Barış, Adalet ve Hoşgörü" Ödülü (Franz Kardinal König ve Simon Wiesenthal ile paylaştı)

1999 Türkiye Sağlık ve Eğitim Ödülü

2000 T.C. Dışişleri Bakanlığı Üstün Hizmet Ödülü

2004 Dr. Jushichiro Naito Uluslararası Çocuk Sağlığı Ödülü (Japonya)

2007 TBMM Onur Ödülü

2009 Dünya Halk Sağlığı Dernekleri Federasyonu Dünya Sağlığında Mükemmeliyet Yaşam Boyu Başarı Ödülü

2009 Tıp Bilimleri İslami Kurumu Ödülü

Nişanları ve Madalyaları

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Üstün Hizmet Madalyası

Azerbaycan Haydar Aliyev Ordeni

Azerbaycan İstiklal Ordeni (Birinci derece)

İran Hümayun Nişanı (Birinci derece)

Mısır Halk Meclisi Madalyası

Romanya Devlet Mükâfat Madalyası

Kristof Kolomb Nişanı, Gran Cruz Placa de Plata (Dominik Cumhuriyeti)

Duarte, Sánchez ve Mella Liyakat Nişanı, Gran Oficial (Dominik Cumhuriyeti)

Finlandiya Aslanı Nişanı (Birinci derece)

Polonya Liyakat Nişanı (Birince derece)

St. Mary Yurdu Nişanı (Estonya)

Officier de la Légion d'Honneur (Fransa)

WHO "Herkes için Sağlık" Altın Madalyası

Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Onur Ödülü Altın Madalyası

Irak Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı Takdir Madalyası

Paris Kenti Madalyası

Profesör Doğramacı tüm hayatı ve aile varlığını gelecek kuşaklara, gençlerin eğitim ve yüksek öğrenim imkânlarının daha da geliştirilmesine adamış eşsiz bir şahsiyettir.

Abdullah Gül
Türkiye Cumhuriyeti 11. Cumhurbaşkanı


Arkadaşlarımla ben karar vermiştik ki bu genç profesör, dünyaca tanınmış hekim, her şeyi biliyor, lisan biliyor, dünyayı biliyor, bizim başbakanımız olmalıydı. Kendisine iki tane doktor arkadaşımı gönderdim, teklife gittiler. Ertesi gün Doğramacı yoktu Ankara’da. Kaybolmuştu. Böyle bir teklifi kabul etmezdi, etmedi. Çünkü bu onun bütün hevesi mesleğini yani tıbbın nimetlerinden, mesleğinin nimetlerinden çok bu ülke vatandaşları daha çok yararlanmalıydı.

Süleyman Demirel
Türkiye Cumhuriyeti 9. Cumhurbaşkanı


Bir lisanı o kadar iyi konuşabilmek, o kadar iyi aksanla konuşabilmek ancak çok iyi bir kulak olduğunu gösterir. Herhâlde kendisi bir enstrüman çalsaydı fevkalade bir virtüöz olurdu, ondan eminim.

İdil Biret
Devlet Sanatçısı


Ben diyorum ki, Sayın İhsan Doğramacı’nın bu vakıf üniversiteler yolunu açması sureti ile Türkiye’nin kalkınma, gelişme tarihinde hakikaten çok önemli bir hizmet yapmıştır. Belki bugünkü Türkiye’nin bu dünyayı da şaşırtan büyüme, gelişme hamlesinde ilk adım Bilkent Üniversitesi ile bu vakıf üniversitesiyle açılmıştır.

Prof. Dr. Halil İnalcık
Bilkent Üniversitesi


Bir defa İhsan Bey’e itimat ederlerdi. Bilirlerdi ki İhsan Bey özü sözü dümdüz bir adamdır. Memlekete hizmet ettiğini bilirlerdi. Bir şeyler yapmak için çabaladığını görürlerdi.

Rahmi Koç
Koç Holding Onursal Başkanı


İhsan Doğramacı ile ilgili sözü Şair Robert Burns’a bırakıyorum. Doğramacı’nın pek çok unvanı vardır: doktor, profesör, başkan, yönetim kurulu başkanı, “Hocabey” ve diğerleri. Burns der ki, “Sikkenin kalıbından başka nedir ki unvan? İnsandır her şeye rağmen altın olan!” İhsan altın gibi bir insandır, hem de 24 ayar altın…

Gavın c. Arneıl
Emekli Profesör, Glasgow Üniversitesi, İskoçya


Gerçekten de olağanüstü bir Türk! Bu cümle İhsan Doğramacı’nın yaşam öyküsünün özeti gibidir. O, rahatlıkla şöyle de tanımlanabilir: “Olağanüstü bir kişi”, “olağanüstü bir insanoğlu” hatta belki “İhsan Doğramacı: Eşi benzeri olmayan”.

Donald j. Johnston
OECD, Eski Genel Sekreteri


Her zaman insancıllığını korumayı başaran İhsan Doğramacı’nın önüne çıkan pek çok engeller ve terslikler onu gücendirecek yerde olgunlaştırmıştır. Hacettepe Hastanesi açılana kadar hastalarını muayenehanesinde görüyordu; para için değil, insanlara yardım eli uzatmak için. Cömertliği ve duyarlılığı herkes tarafından bilinirdi. Onun bu özelliğinden çoğunlukla kendi çocukları hastalandığında yararlanmış olan meslektaşları bunu doğrularlar. Doğramacı, onları yalnızca ücretsiz muayene etmekle kalmaz, gerekirse yurtdışında tedavi masraflarını da karşılardı.

Sir Horace Philips
İngiltere'nin Eski Ankara Büyükelçisi